Ali Tezel'den SSK ve Bağ-Kur'luya Yanıltma

Haber Türk'ün sosyal güvenlik yazarı Ali Tezel yalan yanlış beyanları ile SSK ve Bağ-Kur'luları yanılttı. Sosyal güvenlik mevzuları ve emekliler, ülkemizde sürekli siyasi malzeme haline getiriliyor. Bunlardan sonuncusu bu geçtiğimiz 1-2 sene içersinde yaşandı.

Ali Tezel çıkıp: 'Dava açın, 2000 yılından bugüne kadar birikmiş 50 bin TL'ye varan zam farkını alabilir siniz. 600 lira olan maaşınız da 1200 TL olur' gibi şeyler söylüyordu. Haber Türk TV'de Didem Arslan Yılmaz'a bu açıklamaları, gazetede yazdığı yazı üzerine yapmıştı.

SSK ve Bağ-Kur'luların intibak olayı ise son derece karmaşık. Olay 57. Ecevit Hükümetine kadar uzanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Yaşar Okuyan döneminde, 1999 yılında 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile SSK ve Bağ-Kur emeklisi olanların, maaş hesaplama ve artırma sistemi değiştirildi. 2000 yılına kadar, memurlar gibi, gösterge ve katsayı esasına göre maaş alan SSK ve Bağ-Kur'lular, bir süre sonra memurlarla tabii tutuldukları sistemden ayrıldılar. SSK ve Bağ-Kur'luların yeni tabii olduğu sistem onlara daha düşük maaş ve maaş artışı sağlamaktaydı. SSK ve Bağ-Kur'luların tabii olduğu bu yeni sistem dönemin muhalefeti tarafından Anayasa Mahkemesine götürülüp, iptal ettirilmek istendiyse de arzulanılan hedefe ulaşılamadı ve Anayasa Mahkemesi, yeni düzenlemeyi anayasaya uygun buldu. Bu karar, SSK ve Bağ-Kur'luların intibak meselesi için yüksek yargıda bir içtihat oluşması anlamına gelmekteydi.

Ancak hal böyle olmasına rağmen, Ali Tezel denen arkadaş piyasaya çıktı ve Didem Arslan Yılmaz'a bir takım açıklamalarda bulundu. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri önce İş Mahkemelerine dava açacak ve 4447 sayılı kanunda sonradan yapılan düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu iddia edeceklerdi. Böylece İş Mahkemeleri konuyu Anayasa Mahkemesine taşıyacak ve yüksek mahkeme de ilgili yasa hükmünü iptal edecekti. Böylece de hem emeklilerin maaşı iki katına çıkacak, hem de yeni düzenlemenin yapıldığı 2000 yılından bu yana alamadıkları 50 bin TL'ye varan maaş farkını alacaklardı.

Ali Tezel'in bu tavsiyesi sonucu 100 bin'den daha fazla sayıda SSK ve Bağ-Kur emeklisi, aşağı-yukarı 1000 TL tutan mahkeme masraflarını yaparak dava açtılar. Bu davalardan birisi Anayasa Mahkemesine gitti, ancak mahkeme 2000 yılındaki kararına ithafen, başvuruyu reddetti.

Geçen yıl İzmir 6. İş Mahkemesine dava açan başka bir 4447 mağduru'da bu sefer bilmeyerek, Yargıtay'da konuyla ilgili bir içtihat oluşmasına neden oldu. İş Mahkemesi, söz konusu şahsın başvurusunu reddetti, ancak kişinin şahsi durumunu da göz önüne alarak ve bu yönlendirmenin gazete ve TV kaynaklı olduğunu hesaba katarak, 1000 TL'den fazla olan yargılama masraflarını karşılayamayacağını düşündü ve dava giderlerini SGK'nın karşılaması gerektiğine hükmetti. Ancak SGK'da 100 bin üzerindeki davacının, açacağı dava ile 100.000x1000 TL=100.000.000 TL(eski parayla 100 trilyon) parayı dava giderleri olarak 4447 mağdurlarına ödemek istemediği için, Yargıtay'a temyize gitti. Ve Yargıtay ise verdiği kararda, İzmir'deki 6. İş Mahkemesinin Anayasa Mahkemesine başvurma talebini reddetmesini uygun buldu, ancak yargılama giderlerinin SGK'nın üzerine yıkılmasına ise karşı çıktı ve mahkemenin verdiği bu hükmü bozdu. Yani mahkeme, her 4447 mağduru, yaptığı 1000 TL civarındaki dava masrafını kendisi karşılasın dedi.

Türkiyede aşağı-yukarı 8 milyon kadar SSK ve Bağ-Kur emeklisi var. Hem Anayasa Mahkemesi'nde 2000 yılında oluşan içtihat, hem de geçen sene oluşan Yargıtay içtihat ile artık SSK ve Bağ-Kur'lulara İş Mahkemesi yoluyla maaş intibakı yaptırabilme imkanı kalktı. Bu mağduriyeti gidermek için artık yargı yollarına başvurmanın bir anlamı yok. Yapılacak olan TBMM nezdinde bir yasal düzenlemedir. Bugüne kadar AKP'den bu yönde bir söz gelmedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise, meseleyi bildiğinden emeklilerin intibakını seçilirsek yapacağız diyor.

Bakalım SSK ve Bağ-Kur'luların bu mağduriyetini ortadan kaldırmak kime nasip olacak...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !